5. Sayıda: Laurent Mignon ile Söyleşi

şerhh’in 5.sayısında Eren Barış’ın yaptığı söyleşide Laurent Mignon Harf Devrimi’ni yorumluyor.

“Harf Devrimi’nin dikkate değer yönlerinden biri, iktidara Cumhuriyet’in kütüphanesini doğrudan siyaseten uygun olarak şekillendirme imkânını vermesi. Gerçi var olan veya olmayan transkripsiyon politikaları hep ideolojiye bağlanmamalı. Ekonomik sıkıntılar çoktu ve başka yayın öncelikleri çünkü. Ama sonuç olarak, yapılan transkripsiyonlar resmî edebiyat kanonunun içeriğini belirledi. 1939’da yapılan Birinci Türk Neşriyat Kongresi’nde Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nce çevirisi önerilen Tanzimat sonrası yazarlara baktığımızda bunu çok iyi görebiliyoruz. Listedeki isimler şöyle: İbrahim Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Abdülhak Hamid, Recaizade Ekrem, Samipaşazade Sezaî, Cevdet Paşa, Ahmet Vefik Paşa, Tevfik Fikret, Cenap Şehabeddin, Süleyman Nazif, Mehmet Rauf, Ahmet Hikmet, Ahmet Rasim, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp. Uzun yıllar uygulanan resmî müfredat sanki. Gerçi onların yanında bir isim daha vardı. O da dil ve alfabe reformunu desteklemiş, 1935’te vefat etmiş Celal Sahir. Ama görüyorsunuz: Hiç kadın yok. Atatürk’ün sahip çıktığı Tevfik Fikret’i saymazsak, solcu yok -ki Tevfik solcu mu, tartışabiliriz. İslâmcı yok. Gayrimüslim yok. Hatta Ahmet Midhat yok. Eski harfler öğretilmeyince, Cumhuriyet’in yeni okuru çevrilenlerle yetinmek zorundaydı. Ülkenin edebiyat tarihi, çeviri yazısı yapılan yazar ve şairlerden ibaretti.”